28 Kasım 2010 Pazar

DEVA SANDIĞI




düşmüş… bulutların savurduğundan
hamur teknesinde güvercin tüyü
sen misin sustukça bin hatır kıran
sustukça solduran bin testi suyu


raylara fiyaka bahşeden yağmur
ıslak trenlerden derlenen susmak
sen misin omzumda eşelenen kuş
canımdan canına kurduğum sunak


ne matem ne duman ne ağıt ne is
ağacından taşan kavsız reçine
kalemkıran çerağ yel büken yeis
haykırsa çırçıplak senin yerine


şiirden yaralar-- küflü ekmeğim
kap kacak paslanmış raflarım kirli
sızladıkça sızladı bugün sağ elim
türkü bir tütün pir kalp ki dip diri


güpegündüz dağlar yığınla sırtlan
harcıalem elem ucuza tırnak
yemeden ölmeyi bilen ağlayan
sonsuzdur zemherir nerden başlasak


kim bilecek bir hasretlik yüzünü
ziyanı kabulse hepsi hikaye
bu gecikmiş kandil bu tığsız kumaş
bu kireçli çeşme derin bahane


Edebiyat Ortamı – Kasım-Aralık 2010


Şiir Defteri 2011

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder