22 Şubat 2011 Salı

İKİ MURATTİ!


   Dün niyetlenmiştim bu yazıya, yazamadım. Ama bu akşam marketteki, hepsi grubu üyelerinden birine benzeyen kasiyer kız, “iki muratti” dediğimde ,“ çok mu sigara içiyorsunuz?”la karşılayınca isteğimi yazı geldi “kağıda “ dayandı.

   Her akşam tekrarlanan “iki muratti” ritüeli aslında beni de yormakta. Biz bu dünyaya ölmek için geldik kardeşim! üst başlığı altında geçen günlerin bir yerinde bu sessiz isyan da var. Bir yerinde, Yazmaya karar vermemiştik ki bırakabilelim! gerçeği... Gerçeğin zıttının yalan değil de sahte olduğunu 8 yaşındaki bir çocuk fark ettirdi bugün bana. Ve aynı çocuk, okuduğum şiiri bitirip "ne hissediyorsun bu şiirle ilgili?" diye sorunca "heyecan" demişti. Zaten bütün 8 yaşındaki çocuklar korosu benim beğendiğim dizeyi beğendi benim beğenimden habersiz...

    Sigara, sahtenin belini doğrultmak için yakılan ağıtlar toplamı. Odanın yarı aydınlığında yaktığım muratti, ne kadar yağsa da eskimeyen bin yağmur, duvarları zara dönüştüren müzik sesleri, derin nefesler aldıkça sigaramdan sanıldığından çok daha uzun süren bir hayatın parça parça kendini hissettirişi ve salt nikotine değil bağımlılık diyen o eski sesim yavaşça sokulmuştuk tek kişilik ayine…

  Salt nikotine değil bu bağımlılık. Gerçeğin yanı başında akıp duran sigaralar öyle bir denge sağlıyor ki, hayattaki her şeyi bununla açıklayabilirim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder