16 Ekim 2014 Perşembe

BACH DİNLEYECEKTİM…



                             

   Mutfakla oda arasında duvar yok ve hayal kurmaya yetiyor bu… Ocaktaki çaydanlığı görebiliyorum. Gece, kanatlarını açtıkça bu bile memnun ediyor. Yağmurlar başlamadan evvel niyet etmiştim; mutfak lambasının yalnızlık ışığında monitörün karşısında yazılar yazarım ve ben yazdıkça şiddetlenir yağmur… Kahvenin kokusunun edebiyatı hatırlattığını bir defa daha hatırlarım. Sonra bir kamera beni bana anlatır da, gülümserim. Yorulursam arkadaki vişneçürüğü koltuğa büzülürüm tıpkı köprüyü gören pencereleri olan kahverengi odalar dolusu evler gibi… Sigara dumanları görünür sadece, beni kendimi öldürüşümden tanısınlar diye…
  
   Ağaçların kabuğunu, şenlik ateşlerini, kalbini çekmeceye saklayan kadınları, Rus romanlarını, sinema çıkışı yakılan sigaraları, şiir kitabının arasından yere düşüveren saç telini, kahvaltıda gözlerimi şükürle yaşartan domatesin kokusunu, yolculuk sonlarının gri göğünde kartal gibi dolanan ve korkusu bana kalan akşamları, bir ırmağın uykusunu, Ergin Günçe’nin bazı dizelerini alırım.


   Alırdım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder